2025 Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2023/5)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2025/18)
2023 yılı başında yürürlüğe giren “Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2023/5)”, Türkiye ekonomisinin finansal istikrarını güçlendirmeye yönelik önemli adımlardan biri olarak değerlendirilmişti. Bu kapsamda firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Türk Lirasına dönüşümünü teşvik eden destek mekanizmaları oluşturulmuş, uygulamanın çerçevesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenmişti. 1 Ağustos 2025 tarihli ve 32973 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2025/18 sayılı Tebliğ ile söz konusu düzenlemede bazı önemli değişiklikler yapılmıştır.
Bu değişikliklerin ilki, 2023/5 sayılı Tebliğin 1. maddesinde yapılan güncelleme ile ilgilidir. Yeni düzenlemeyle birlikte artık bu Tebliğin temel amacı, yalnızca döviz dönüşümünün desteklenmesi değil, aynı zamanda bu desteğin Merkez Bankasına döviz satışı karşılığında sağlanacak teşviklerle nasıl uygulanacağına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla destek sürecinin yalnızca makroekonomik bir araç olmaktan öte, doğrudan Merkez Bankası ile firmalar arasında döviz alışverişini düzenleyen kurumsal bir çerçeveye kavuşturulduğu anlaşılmaktadır.
Tebliğin 3. maddesinde yapılan ikinci önemli değişiklik ise “banka” tanımına ilişkindir. Bu değişiklikle, destek mekanizmasında görev alacak banka tanımı, doğrudan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda yer alan tanıma referans verilerek yeniden yapılandırılmıştır. Böylece uygulamada yalnızca kanunen tanımlanmış ve denetime tabi bankalar üzerinden işlemlerin gerçekleştirilmesi güvence altına alınmıştır. Bu durum, sistemin şeffaflığı ve güvenilirliği açısından önemli bir düzenleme olarak öne çıkmaktadır.
Değişikliklerin üçüncü ayağı ise uygulama süresine ilişkindir. 2023/5 sayılı Tebliğin geçici 1. maddesinde yer alan “31/7/2025” tarihi, yeni düzenlemeyle birlikte “31/10/2025” olarak değiştirilmiştir. Bu uzatma, uygulamanın geçerlilik süresinin üç ay daha devam ettirileceği anlamına gelmektedir. Böylece firmaların Türk Lirasına dönüşümden yararlanabileceği süre uzatılmış, uygulamadan daha geniş bir kesimin yararlanması hedeflenmiştir. Bu süre zarfında Merkez Bankasına yapılacak döviz satışları, destek kapsamına alınmaya devam edecektir.
Tebliğin yürürlük ve yürütme hükümleri ise değişiklikten etkilenmemiştir. 2025/18 sayılı Tebliğ, Resmî Gazete’de yayımlandığı 1 Ağustos 2025 tarihinde yürürlüğe girmiş ve uygulamaya alınmıştır. Uygulamanın denetimi ve yürütülmesinden sorumluluk, önceki düzenlemede olduğu gibi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanına bırakılmıştır. Böylece uygulamanın sürekliliği ve merkezi denetimi sağlanmaya devam etmektedir.
2023/5 sayılı Tebliğde yapılan bu güncellemeler, yalnızca teknik bir revizyon değil; aynı zamanda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının para politikasındaki yönelimine dair önemli ipuçları sunmaktadır. Dövizden Türk Lirasına geçişi özendiren bu politikalar, hem reel sektörde kur istikrarını sağlamayı hem de finansal sistemin dış şoklara karşı daha dirençli hâle getirilmesini amaçlamaktadır. 2025/18 sayılı Tebliğ ile bu politikanın süresinin uzatılması, uygulamanın başarılı sonuçlar doğurduğuna dair kurumsal bir kanaatin geliştiğini göstermektedir.
Nitekim, geçici 1. maddede yapılan tarih değişikliği bu bağlamda son derece anlamlıdır. Daha önce 31 Temmuz 2025 tarihinde sona ereceği belirtilen uygulamanın, 31 Ekim 2025 tarihine kadar uzatılması, firmaların destekten daha geniş zaman aralığında faydalanmasını sağlamaktadır. Bu da özellikle yurt dışı ticaret hacmi yüksek olan, farklı ülkelerde faaliyet yürüten veya dövizle çalışan şirketler açısından önemli bir fırsat yaratmaktadır. Ek süre, firmaların Türk Lirası bazlı mali yapıya uyumlarını kolaylaştırıcı bir geçiş dönemi niteliğindedir.
Ayrıca, banka tanımının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na referans verilerek netleştirilmiş olması, uygulama alanındaki tüm işlemlerin sadece yetkili ve lisanslı kurumlar eliyle yürütülmesini zorunlu kılmaktadır. Bu, hem düzenleyici otoritenin kontrol gücünü artırmakta hem de işlemlerdeki muhtemel suiistimallerin önüne geçilmesini sağlamaktadır. Bu bağlamda uygulamanın sadece büyük ölçekli bankalarla sınırlı olmayıp, tüm mevzuata uygun bankaları kapsadığı anlaşılmaktadır. Böylece sistem daha kapsayıcı hâle gelmekte ve daha geniş bir firma kitlesi uygulamadan yararlanabilmektedir.
Yeni dönemde Merkez Bankasına satılacak yurt dışı kaynaklı dövizlerin kapsamı ve türleri Merkez Bankası tarafından ayrıca belirlenmeye devam edecektir. Her ne kadar bu dövizlerin detayına dair ilgili tebliğde teknik bir açıklama yer almasa da, uygulamada ağırlıklı olarak ihracat gelirleri, yurt dışı iştiraklerden elde edilen dövizler ve yurt dışı kredi girişleri gibi kalemlerin dikkate alındığı bilinmektedir. Dolayısıyla firmaların yurt dışı gelirlerini Merkez Bankasına satarak Türk Lirası desteklerinden faydalanma imkânı, yalnızca bir teşvik değil, aynı zamanda döviz piyasasında istikrarı korumaya yönelik stratejik bir enstrüman işlevi görmektedir.
Bu tür düzenlemelerin uzun vadeli sonuçları bakımından değerlendirildiğinde, hedeflenen çıktılar yalnızca para arzının yönetimi ya da döviz rezervlerinin artırılmasıyla sınırlı değildir. Türk Lirasının itibarı ve iç talep dengesinin sağlıklı biçimde sürdürülmesi de bu politika araçlarının temel hedefleri arasındadır. Böylece finansal sistem içerisinde Türk Lirası tercih edilir hâle getirilirken, kur dalgalanmalarının reel sektöre olası zararları da minimize edilmeye çalışılmaktadır.
Uygulamanın 2025 yılı sonuna kadar devam edecek olması, politika yapıcılar açısından hem mevcut gelişmeleri gözlemlemek hem de uygulamanın etkinliğini değerlendirmek adına kritik bir dönem anlamına gelmektedir. Bu süreçte Merkez Bankasının, firmalardan gelen geri bildirimler, döviz satışı hacmi, Türk Lirasına dönüşüm oranı gibi verileri dikkatle izlemesi ve gerektiğinde yeni düzenlemelerle sistemi güncel tutması beklenmektedir. Bu yönüyle, 2025/18 sayılı Tebliğ yalnızca mevcut uygulamanın uzatılması değil, aynı zamanda gelecekte yapılabilecek yapısal değişikliklerin de ön hazırlığı niteliğindedir.
Kaynaklar:
- Resmî Gazete – Tebliğ (Sayı: 2025/18)
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
- 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu
- 32085 sayılı Resmî Gazete (26.01.2023 tarihli Tebliğ metni)
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. (2025). Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2023/5)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2025/18). Resmî Gazete, 1 Ağustos 2025, Sayı 32973.
Firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerini Türk Lirasına çevirerek Merkez Bankasına satmaları karşılığında destek sağlanması, özellikle son yıllarda Türkiye ekonomisinde sıkça başvurulan bir makro ihtiyati araç hâline gelmiştir. Döviz girişinin yoğun olduğu, ancak bu dövizin içeride yeterince Türk Lirasına çevrilmediği dönemlerde uygulanan bu teşvik modeli, piyasada döviz talebini azaltmayı, Türk Lirası likiditesini artırmayı ve nihayetinde kur oynaklığını sınırlamayı hedeflemektedir. 2025/18 sayılı Tebliğ ile bu modelin sürdürüleceğinin işaret edilmesi, ekonomi yönetiminin bu politikadan hâlâ umutlu olduğunu göstermektedir.
Bu çerçevede, yurt dışı kaynaklı döviz gelirlerine sahip firmaların, dövizlerini Merkez Bankasına satarak destekten faydalanmaları teşvik edilmektedir. Ancak burada yalnızca bir kur satışı söz konusu değildir; Merkez Bankası bu satışı, destek mekanizması ile birlikte ele almakta ve TL’ye dönüş yapan firmalara belirli avantajlar sağlamaktadır. Söz konusu avantajlar, doğrudan kur farkı desteği şeklinde olabileceği gibi, belirli oranlar üzerinden prim uygulanması, kamu ihalelerinde avantajlar sağlanması ya da kredibilite artırıcı etkiler şeklinde dolaylı olarak da kendini gösterebilmektedir.
Tebliğde yer alan geçici 1. maddenin süresinin üç ay uzatılması, söz konusu uygulamadan faydalanma sürecini fiilen yıl sonuna kadar uzatmaktadır. Bu durum, döviz gelirlerinin yılın son çeyreğinde daha fazla Türk Lirasına çevrilmesini teşvik edecektir. Böylece hem yıl sonu finansal raporlamalarında döviz açık pozisyonlarını azaltmak isteyen firmalar desteklenecek, hem de yılın sonuna doğru dövizde yaşanabilecek spekülatif hareketlerin etkisi yumuşatılabilecektir.
Bununla birlikte, bu tür düzenlemelerin uzun vadede sürdürülebilirliği ve piyasa üzerindeki yapısal etkileri de dikkatle takip edilmelidir. Sıkça başvurulan destek mekanizmaları, bir noktadan sonra piyasa aktörlerinin normal ticari kararlarını bu teşviklere göre şekillendirmesine yol açabilir. Bu durum ise, sağlıklı fiyatlanma ve piyasa dinamiklerinin doğal işleyişi açısından risk oluşturabilir. Dolayısıyla, bu tür desteklerin belirli dönemlerde, kontrollü ve geçici olarak uygulanması gerekmektedir. 2025/18 sayılı Tebliğ ile yapılan uzatma, bu geçicilik ilkesine uygun olarak sınırlı bir süreyle tanımlanmış olup, bu yönüyle piyasa beklentilerini doğru yönetmektedir.
Ayrıca, dövizin Merkez Bankasına satılması sonucunda sağlanan desteklerin hangi oranlar üzerinden hesaplandığı ve bu hesaplamaya hangi tür dövizlerin dahil edildiği gibi teknik detaylar, uygulamanın başarıya ulaşmasında belirleyici olmaktadır. Merkez Bankası, bu tür teknik kriterleri genellikle kamuoyuna duyurmamakta; bu bilgiler, bankalar aracılığıyla firmalara iletilmektedir. Bu noktada şeffaflık düzeyinin artırılması, uygulamanın daha yaygın ve etkin kullanılmasına katkı sağlayacaktır. Firmalar açısından da dövizlerini Merkez Bankasına satıp destek alabilmeleri için işlemlerini belirlenen süre içinde ve belirlenen şartlarda gerçekleştirmeleri gerekmektedir.
Sonuç olarak, söz konusu Tebliğ ile yürürlüğe konan düzenlemelerin makro ekonomik hedeflere hizmet etmesi için uygulama süreçlerinin dikkatle yürütülmesi ve izlenmesi önem arz etmektedir. Ekonomide öngörülebilirliğin ve güvenin tesis edilmesi, sadece döviz girişini artırmakla değil, aynı zamanda dövizin sistem içerisinde kalıcılığını sağlamakla da mümkündür. Bu nedenle 2025/18 sayılı Tebliğ kapsamında sağlanan destekler, yalnızca kısa vadeli bir döviz akışı değil, aynı zamanda uzun vadeli para politikası hedeflerinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
RESMİ GAZETE (TÜRMOB YAZISI)
1 Ağustos 2025 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 32973
TEBLİĞ
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:
FİRMALARIN YURT DIŞI KAYNAKLI DÖVİZLERİNİN TÜRK LİRASINA
DÖNÜŞÜMÜNÜN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ
(SAYI: 2023/5)’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR TEBLİĞ (SAYI: 2025/18)
MADDE 1
-26/1/2023 tarihli ve 32085 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2023/5)’in 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 1
-(1) Bu Tebliğin amacı, firmaların Merkez Bankasınca belirlenecek yurt dışı kaynaklı dövizlerinin
Merkez Bankasına satılması halinde firmalara sağlanacak desteğe ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”
MADDE 2
-Aynı Tebliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) Banka: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan bankaları,”
MADDE 3
-Aynı Tebliğin geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “31/7/2025” ibaresi “31/10/2025” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 4
-Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 5
-Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı yürütür.



