7554 Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
RESMİ GAZETE YAZISI
| 24 Temmuz 2025 PERŞEMBE | Resmî Gazete | Sayı : 32965 |
| KANUN | ||
| BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 7554Kabul Tarihi: 19/7/2025 | ||
MADDE 1- 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak, bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez.”
MADDE 2- 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının “Ruhsat Bedeli” tanımında yer alan “çevre ile uyum planı çalışmalarını temin etmek üzere teminat olarak, %20’si” ibaresi madde metninden çıkarılmış, “%50’si” ibaresi “%70’i” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıda yer alan “Kurul”, “Rehabilitasyon”, “Rehabilitasyon Bedeli Hesabı” ve “Tahsil Dairesi” tanımları eklenmiştir.
“Kurul: Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilen Cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığında; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı ile izinler hakkında karar vermeye yetkili bakanlıkların bakanlarından oluşan, çalışma usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenen kurul.
Rehabilitasyon: Madencilik faaliyetleri nedeniyle bozulan, topoğrafyası değişen alanlara yönelik; emniyetli hâle getirme, düzenleme, duraylılığı sağlama, düzeltme, üst toprağı serme, tohum ekme, fidan dikme, arazi yapısı uygun yerlerde rekreasyon alanları oluşturma, bitkilendirme, ağaçlandırma, kimyasal ve fiziksel iyileştirme kapsamında yapılan çalışmalar.
Rehabilitasyon Bedeli Hesabı: Rehabilitasyon çalışmalarının giderlerinde kullanılmak üzere; I. Grup (a) bendi madenlerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı veya il özel idaresi adına, diğer maden grup ve bentlerinde Genel Müdürlük adına kamu bankaları nezdinde açılan, ruhsat sahiplerine ait teminatların bulunduğu özel hesap.
Tahsil Dairesi: Bu Kanuna göre 6183 sayılı Kanun kapsamında takibi gereken alacaklardan I. Grup (a) bendi madenlere ilişkin olanlar için yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı veya il özel idaresinin ilgili tahsil birimi, diğer grup ve bentlere dâhil madenlere ilişkin olanlar için ilgili vergi dairesi.”
MADDE 3- 3213 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, yedinci ve onbirinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Özel çevre koruma bölgeleri, 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanununa göre korunan alanlar, sulak alanlar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, ormanlar, 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununa göre ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, birinci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kalan sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, petrol, doğal gaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından Genel Müdürlüğe bildirilir.
Ormanlar hariç ikinci fıkra kapsamında bildirilen alanlarda ruhsat düzenlenmeden önce Genel Müdürlük, ilgili kuruma proje hakkında görüşünü sorarak izin talebinde bulunur. İlgili kurum değerlendirmelerini tamamlayarak üç ay içinde izin talebine cevap verir. Bu süre içerisinde cevap verilmemesi durumunda ilgili kuruma Genel Müdürlükçe bir ay ilave süre verilir. Bu süre sonunda da karar bildirilmezse, izin verilmiş sayılır. Verilen izin, işletme ruhsatına geçiş veya temdit değerlendirmelerinde o alanda devam eder. Ancak idarenin projede veya rehabilitasyon projesinde değişiklik talep etmesi mümkündür.
Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre Genel Müdürlüğün talebi üzerine üç ay içinde yirmi dört ay süreyle bedelsiz izin verilir. Genel Müdürlükçe talep edilmesi halinde izin süresi on iki ay uzatılır. Genel Müdürlükçe alınan bedelsiz izne ilişkin taahhüt senedi Orman Genel Müdürlüğüne verilir. Ancak verilen bedelsiz iznin işletilmesi, gerçek ve tüzel kişilere devredilmesi veya işlettirilmesi halinde alınması gereken bedeller Orman Genel Müdürlüğünün özel bütçe hesabına yatırılarak, bedelli taahhüt senedi en geç bir ay içerisinde Orman Genel Müdürlüğüne verilir. Bu fıkranın yürürlüğe girmesinden önce verilen izinler ruhsat süresince devam eder ve altı ay içerisinde Genel Müdürlüğe devredilir. Arama faaliyeti için izin verilen alanlarda mücbir sebepler ve kısıtlayıcı yasal hükümler hariç işletme faaliyetine de izin verilir. İzin süreçlerinde mevzuatı gereği alınması gereken kurum görüşleri, çevresel etki değerlendirmesi belgesi gibi belgeler Genel Müdürlükçe alınır. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen izin, çevresel etki değerlendirmesi yönünden uygun görüş olarak kabul edilir.”
“Ruhsat düzenlendikten sonra alan, izne tâbi hâle gelse dahi madencilik faaliyetlerine devam edilir. Ancak ruhsat sahasında kültür varlığının tespiti hâlinde madencilik faaliyetlerine devam edilebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşü aranır. Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüş vermemesi durumunda Genel Müdürlük tarafından hesaplanan yatırım giderleri tutarındaki tazminat, lehine kısıtlama kararı verilen idarenin bütçesinden ruhsat sahibine ödenir.”
“Çevresel etki değerlendirmesi işlemleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülür. Çevresel etki değerlendirmesi sürecinde ilgili kurumlar görüşlerini en geç üç ay içinde verir. Kurumların ilave süre talep etmeleri halinde en fazla bir ay ek süre verilir. Tüm değerlendirmelerini tamamlayarak bu süreler içinde görüş bildirmeyen kurumun görüşü olumlu kabul edilir. İzin vermiş kurumlar çevresel etki değerlendirmesi sürecinde olumsuz görüş veremez. Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı alınan madencilik faaliyetleri için, ilgili kurum tarafından varsa mali yükümlülükler alınarak en geç bir ay içinde diğer işlemler tamamlanır.”
“Üçüncü veya dördüncü fıkra uyarınca ilgili kurum tarafından IV. Grup ile stratejik veya kritik madenlere izin verilmeyen hâllerde; sahanın rezerv potansiyeli, yeri, cinsi ve ekonomiye katkısı gibi hususlar dikkate alınarak Bakanlıkça yapılacak başvuru üzerine izin hakkında nihai karar, üstün kamu yararı çerçevesinde Kurul tarafından verilir. Kurul, madencilik faaliyeti lehine karar verirse ilgili kurum bir ay içinde izin kararını Genel Müdürlüğe gönderir ve ruhsat düzenlenir.”
MADDE 4- 3213 sayılı Kanunun mülga 8 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“Stratejik veya kritik madenler:
MADDE 8- Arz kesintisi veya yüksek fiyat artışı hâlinde ciddi ekonomik sorunlar veya güvenlik zafiyeti doğurabilecek, sanayi üretiminin temel girdilerinden olan ve yüksek arz riski taşıyan madenler, kritik maden olarak kabul edilir.
Ulusal güvenlik ve ekonomik refah için yüksek öneme sahip olan ve iç veya dış etkenler nedeniyle arzı kısıtlanabilecek madenler, stratejik maden olarak kabul edilir.
Stratejik veya kritik madenler, Millî Savunma Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınarak Bakanlık tarafından tespit edilir.
Stratejik veya kritik madenlere ilişkin madencilik faaliyetleri için 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri doğrultusunda acele kamulaştırma yapılabilir.
Bir önceki yıldaki üretim miktarının yüzde onunu geçmemek kaydıyla stratejik veya kritik madenlerin belirli bir oran veya miktarda ruhsat sahiplerince stoklanmasına Cumhurbaşkanınca karar verilebilir.”
MADDE 5- 3213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin başlığı “Ruhsat bedeli, rehabilitasyon bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar:” şeklinde, birinci fıkrasında yer alan “Ruhsat bedellerinin tamamının” ibaresi “Ruhsat ve rehabilitasyon bedellerinin tamamının” şeklinde, “hesaba yatırılır” ibaresi “hesaba, rehabilitasyon bedelleri rehabilitasyon bedeli hesabına yatırılır” şeklinde, “%50’si” ibaresi “%70’i” şeklinde, “Ruhsat bedelinin tamamının” ibaresi “Ruhsat ve rehabilitasyon bedelinin tamamının” şeklinde, “artırılarak ruhsat bedeli olarak yatırılması” ibaresi “artırılarak yatırılması” şeklinde, “Ruhsat bedellerinin yatırılması” ibaresi “Ruhsat ve rehabilitasyon bedellerinin yatırılması” şeklinde, fıkranın yedinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, yedinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş, mevcut son cümlesi yürürlükten kaldırılmış, ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve mevcut beşinci fıkrasında yer alan “çevre ile uyum teminatı” ibaresi “rehabilitasyon bedeli” şeklinde değiştirilmiştir.
“İptal edilen ruhsatlar için ocak ayının sonuna kadar ödenmesi gereken ruhsat ve rehabilitasyon bedelinin ödenmeyen kısmı ruhsatı iptal eden idarelerce 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.”
“Genel Müdürlükçe iptal edilen ruhsatlara dair ruhsat ve rehabilitasyon bedellerinin takibini ilgili tahsil daireleri yapar.”
“Rehabilitasyon bedeli, işletme ruhsat bedeli kadardır. Tahsil edilen bedeller vadeli hesapta nemalandırılır. Rehabilitasyon bedeli ve nema geliri; sadece rehabilitasyon için kullanılır, haczedilemez, rehnedilemez, temlik edilemez. Nemalandırmaya ilişkin diğer hususlar Bakanlık tarafından yönetmelikle belirlenir.
Rehabilitasyon yükümlülüğü kalmayan ruhsat sahiplerine, ödedikleri rehabilitasyon bedelinin kullanılmayan kısmı iade edilir.
Madencilik faaliyeti yürütülen alanların rehabilitasyonunun sağlanması amacıyla Genel Müdürlükçe belirlenen yükümlülükler yerine getirilinceye kadar Genel Müdürlük tarafından üretim faaliyeti durdurulabilir.
Kamu kurum ve kuruluşlarına ait olmayan hammadde üretim izinlerine, aynı gruptaki ruhsatların rehabilitasyon yükümlülüklerine ilişkin hükümler uygulanır.
Kamu kurum ve kuruluşları uhdesindeki hammadde üretim izni sahalarının rehabilitasyonu, bu kamu kurum ve kuruluşlarının yükümlülüğündedir. Rehabilitasyon uygulamaları, izin sahibi kamu kurum ve kuruluşlarının bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanır. Rehabilitasyon, ayrılan bu kaynağın Tarım ve Orman Bakanlığına aktarılması suretiyle Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından da gerçekleştirilebilir. Rehabilitasyon yükümlülüğünü ihlal eden kamu kurum ve kuruluşlarına, eksiklikleri gidermesi için bir ay süre verilir. Bu sürede de eksiklik giderilmezse faaliyet durdurulur.
Kanunun rehabilitasyon çalışmalarına ilişkin Genel Müdürlüğe verdiği görev ve yetkiler; I. Grup (a) bendi madenlerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı veya il özel idaresi tarafından kullanılır.”
MADDE 6- 3213 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinde yer alan “krom,” ibaresi madde metninden çıkarılmış, beşinci fıkrasında yer alan “ruhsat bedeli” ibaresi “ruhsat bedelinin %50 fazlası” şeklinde değiştirilmiş, onyedinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “ile aynı grupta bulunan işletme ruhsatlarından alınan ruhsat bedelinin %30’u oranında çevre ile uyum planı çalışmalarını temin etmek üzere her yıl ocak ayının sonuna kadar teminat” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve altıncı cümlesinde yer alan “Devlet hakkı ve teminatın” ibaresi “Devlet hakkının” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 7- 3213 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “İhale yolu” ibaresi “Ruhsat müracaatlarının hak sağlamasını veya ihale yolu” şeklinde değiştirilmiş, “projesinin verilmesi” ibaresinden sonra gelmek üzere “, proje için gerekli toplam yatırım tutarının yüzde beşi kadar yatırım teminatı sunulması” ibaresi eklenmiş, fıkranın son cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve onikinci fıkrasında yer alan “Aynı grup ruhsatlar” ibaresi “IV. Grup ruhsatların alt bentleri hariç aynı grup ruhsatlar” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 8- 3213 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin birinci, ikinci, beşinci ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Arama ruhsatının düzenlenmesinden sonraki ilk bir yıl ön arama dönemidir. Ön arama dönemini takip eden genel arama dönemi; IV. Grup madenlerde iki yıl, diğer grup madenlerde bir yıldır.
Genel arama dönemi yükümlülükleri yerine getirilen arama ruhsatı, IV. Grup madenlerde dört yıl detay arama dönemine hak sağlar. IV. Grup madenlerde detay arama döneminin, diğer madenlerde genel arama döneminin sonuna kadar üç boyutu ve miktarıyla rezerv belirlenmiş olarak işletme ruhsat talebinde bulunulmaması hâlinde ruhsat iptal edilir.”
“Ön, genel ve detay arama faaliyet raporlarının ilgili dönemin sonuna kadar Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur. Faaliyet raporlarının süresinde verilmemesi veya yönetmelikte belirlenen asgari faaliyetlerin yapılmaması hâlinde ilgili dönemin sonunda, raporlara ilişkin eksikliklerin Genel Müdürlük tarafından verilecek bir aylık sürede tamamlanmaması hâlinde ise verilen sürenin sonunda teminat irat kaydedilerek arama ruhsatı iptal edilir.
Asgari faaliyetler yapılmış olmakla birlikte arama faaliyetlerinin projeye uygun yürütülmediğinin tespiti hâlinde yıllık gerçekleşmeyen yatırıma karşılık gelen teminat miktarı irat kaydedilir. Teminatın, yatırımın gerçekleşen kısmına karşılık gelen miktarı talebi hâlinde ruhsat sahibine iade edilir. Yatırım programının iki yıl üst üste yüzde ellinin altında gerçekleştirilmesi durumunda verilen teminat irat kaydedilir ve ruhsat iptal edilir. Arama faaliyetleri sonucunda işletilebilir rezerv bulunmadığının Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Koduna göre raporlanması ve talep edilmesi hâlinde arama ruhsat bedelleri ile ihale bedeli ruhsat sahibine iade edilir.”
MADDE 9- 3213 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “arama ruhsat süresi sonuna kadar” ibaresinden sonra gelmek üzere “işletme ruhsat bedeli, rehabilitasyon bedeli ve” ibaresi eklenmiş, “ve işletme ruhsat bedeli” ibaresi ile ikinci fıkrasında yer alan “, çevre ile uyum teminatı” ibaresi madde metninden çıkarılmış, ikinci fıkrasına “tamamlanmaması” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya yönetmelikle belirlenen asgari üretim faaliyetlerinin yerine getirilmemesi” ibaresi eklenmiş, onbirinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri ile onikinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri yürürlükten kaldırılmış, onbirinci fıkrasının mevcut üçüncü cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş, onüçüncü fıkrasında yer alan “madde ile 13 üncü madde” ibaresi “Kanun” şeklinde, “çevreyle uyum bedeli” ibaresi “rehabilitasyon bedeli” şeklinde değiştirilmiştir.
“Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır.”
MADDE 10- 3213 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“I. Grup, II. Grup (a) ve (c) bendi, III. Grup ve V. Grup maden ruhsatları ihale ile verilir.”
“Sahayla ilgili konum, rezerv ve geçmiş bilgiler doğrultusunda Genel Müdürlük tarafından gerekliliği ortaya konulan hâllerde II. Grup (b) bendi ve IV. Grup maden ruhsatları da ihale ile verilir.”
MADDE 11- 3213 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde ve ekli haritalar ile listeler eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 45- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ruhsat sahibi veya rödövansçı olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı veya fiilî olarak üzerinde zeytinlik bulunan bu Kanuna ekli Harita ve Koordinat Listesi sınırları içindeki alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda, madencilik faaliyeti yürütülecek kısımdaki zeytin ağaçlarının maden sahalarının bulunduğu ilçe ve il sınırlarına öncelik vermek suretiyle taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilir.
Zeytin ağaçlarının taşınmasından kaynaklanan tüm masraf ve taleplerden madencilik faaliyeti yürütmesi yönünde lehine karar verilen kişi sorumludur. Zeytin ağaçlarının taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda ise ilgili sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilmesi için, iznin öncesinde aralarında biyolog ve ziraat mühendisinin de bulunduğu uzman kişilerden alınan görüşler doğrultusunda Bakanlıkça belirlenecek alanda dikim normlarına uygun, faaliyet yürütülecek alan ile eş değer büyüklükte izin verilecek maden sahalarının bulunduğu ilçe ve il sınırlarına öncelik verilmek suretiyle taşınan ve taşınamayan zeytin ağacı sayısının en az iki katı zeytin ağacı ile oluşan zeytin sahası tesis edilmesi zorunludur.
Bu madde kapsamında zeytinlik olarak kayıtlı alanlar veya fiilî olarak üzerinde zeytinlik bulunan alanlarda madencilik faaliyeti yürütülen her yıl için, bu sahaların rehabilitasyon çalışmalarını temin etmek üzere ruhsat sahibinden işletme ruhsat bedeli kadar ayrıca tahsilat yapılır. Bu sahalar madencilik faaliyetlerinin öncesinde sahada bulunan zeytin ağacı sayısı ile aynı sayıda zeytin ağacı dikilerek rehabilite edilir. Zeytin ağaçlarının taşınması ile zeytin sahası tesis edilmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
Bu madde kapsamında, yeni tesis edilecek zeytin bahçeleri ile taşınacak zeytin ağaçları için Hazine taşınmazlarına ihtiyaç duyulması halinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca uygun görülenler veya maden sahalarının bulunduğu il sınırlarında kamu iktisadi teşebbüslerine ait taşınmazlardan ilgili kamu iktisadi teşebbüsünce uygun görülenler, zeytinliği kamulaştırılan taşınmaz maliklerinden talep edenlere 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 63 üncü maddesinde yer alan harca esas değerin yüzde biri üzerinden yirmi yıl süre ile doğrudan kiralanabilir. Kira süresi sonunda bakım yükümlülüklerini yerine getirdiği tespit edilen ve talepte bulunan kiracıların kira süresi onar yıl süreyle uzatılabilir.”
MADDE 12- 3213 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 46- 13 üncü madde gereği çevre ile uyum teminatı, teminat mektubu olarak verilmiş olan ruhsatlarda, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren herhangi bir bildirim yapılmaksızın bir yıl içerisinde teminat mektuplarındaki kayıtlı tutar kadar bedelin rehabilitasyon bedeli hesabına nakden yatırılması zorunludur. Aksi takdirde teminat mektupları nakde çevrilerek rehabilitasyon bedeli hesabına aktarılır. Karşılığı nakden ödenen ruhsatlara ait teminat mektupları ruhsat sahiplerine iade edilir.
Çevre ile uyum teminatı ödenmeyen ruhsatlara ilişkin talepler, teminatlar nakden yatırılana kadar değerlendirilmeye alınmaz.
Bu maddenin yürürlük tarihinden önce tahsil edilen ve bu madde kapsamında tahsil edilecek çevre ile uyum bedeli ve nakdi çevre ile uyum teminatları rehabilitasyon bedeli hesabına aktarılır.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte olan ruhsatların çevre ile uyum ve ruhsat bedellerinin hesaplanmasında ve tahsilinde, bu maddenin yürürlük tarihinden önceki ilgili hükümler 1/1/2026 tarihine kadar uygulanmaya devam olunur.”
MADDE 13- 3213 sayılı Kanunun eki (2) sayılı tabloda yer alan “İRB = [TBi+(Hb x A)]x[l+(RS/100x(K+RS/100))]” ibaresinden sonra gelmek üzere “x [0,7]” ibaresi eklenmiş ve (3) sayılı tablo aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

3213 sayılı Kanunun eki (2) sayılı tabloda yer alan “İRB = [TBi+(Hb x A)]x[l+(RS/100x(K+RS/100))]” ibaresinden sonra gelmek üzere “x [0,7]” ibaresi eklenmiş ve (3) sayılı tablo aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Devlet hakkının oluştuğu döneme ait Londra Borsası ortalama değeri esas alınır.
Devlet hakkının oluştuğu döneme ait Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ortalama döviz kuru değeri esas alınır.
Borsada işlem görmeyen madenler için Bakanlıkça açıklanan fiyatlar esas alınır.
Virgülden sonraki küsuratlı rakamlar en yakın onluk rakama yuvarlanır.”
MADDE 14- 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiş ve dördüncü fıkrasında yer alan “(a), (f), (g), (ğ) ve (h)” ibaresi “(a), (f), (g), (ğ), (h) ve (k)” şeklinde değiştirilmiştir.
“k) 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında ilan edilen yenilenebilir enerji kaynak alanları için ihtiyaç duyulan,”
MADDE 15- 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun 8 inci maddesinin başlığı “Arazi ihtiyacına ve diğer izin süreçlerine ilişkin uygulamalar” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “31/12/2025” ibaresi “31/12/2030” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Orman vasıflı taşınmazlarda rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinin kurulabilmesine ilişkin izin süreci aşağıdaki esaslar dahilinde yürütülür:
a) Ön lisans belgesine istinaden, süre uzatımları dahil olmak üzere, ön lisans süresi kadar izin verilebilir. Üretim lisansı aşamasına geçilememesi halinde bu izin ön lisans süresi sonunda resen sona erer. Üretim lisansı aşamasına geçildiğinin EPDK tarafından ilgili idareye bildirilmesi durumunda, ön lisansa dayalı izin, üretim lisansı süresi sonuna kadar uzatılır.
b) Proje ve etüt aşamasındaki ölçüm ve sondaj faaliyetleri için, ilgili projenin ön lisans veya üretim lisansı almış olması şartı aranmaksızın izin verilebilir. Ancak, (a) bendi kapsamında izin verilen bir saha içerisinde, izne konu projeye yönelik yapılan ölçüm ve sondaj faaliyetleri için ayrıca izin aranmaz.
c) İzin başvuruları, başvuru tarihinden itibaren azami altmış gün içinde sonuçlandırılır.
Rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerine ilişkin proje tanıtım dosyası veya çevresel etki değerlendirmesi raporu hazırlanması süreçlerinde, rüzgâr projelerinin ana kuş göç yolları üzerinde, güneş projelerinin ise ana kuş göç yolları üzerindeki darboğazlarda olması halinde ornitolojik gözlem yapılması zorunludur. Diğer alanlardaki rüzgâr ve güneş projeleri için ornitolojik gözlem yapılması gerekmez; ancak bu projeler için yatırımcı bu hususta ilgili idare tarafından talep edilen tedbirleri almakla yükümlüdür.”
MADDE 16- 5346 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“İmar ve ruhsat işlemleri
EK MADDE 1- 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 4 üncü maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla, ön lisans veya üretim lisansı bulunan rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinin imar planları, parselasyon planları ve bunların değişiklikleri Bakanlıkça da onaylanabilir. Bakanlık tarafından onaylanan imar planları ve parselasyon planları, onay tarihi itibarıyla yürürlüğe girer. Onaylı planlar, Bakanlık internet sitesinde on beş gün süre ile ilan edilir, itiraz olmaması halinde ilan süresinin sonunda kesinleşir.
Ön lisans veya üretim lisansı bulunan rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinde yer alan yapı ve müştemilata ilişkin yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı Bakanlıkça da düzenlenebilir.
Birinci fıkra kapsamında imar planları Bakanlıkça onaylanan tesislerde ruhsatsız olarak yapımına başlanıldığı tespit edilen yapılar ile ikinci fıkra kapsamında yapı ruhsatı Bakanlıkça düzenlenen yapılardan ruhsata aykırılığı tespit edilenler için 3194 sayılı Kanunun 32 nci ve 42 nci maddeleri çerçevesinde yapılacak işlemler Bakanlıkça tesis edilir. Yapılara ilişkin yıkım kararı alınması hâlinde, Bakanlığın bildirimi üzerine, ilgisine göre büyükşehir belediyesi, belediye veya il özel idaresi tarafından yıkım işlemi gerçekleştirilir.
Ön lisans veya üretim lisansı bulunan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerine ilişkin yapı ruhsatı başvurularında, acele kamulaştırma kararına istinaden mahkemece verilen taşınmaza el koyma kararı ruhsat alma şartları içerisinde değerlendirilecek belge sayılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 17- 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “31/12/2020” ibaresi “31/12/2030” şeklinde ve “on yıl” ibaresi “on beş yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 18- 6446 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 33- (1) Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı önlisans veya üretim lisansı bulunan üretim tesisleri için gerekli olan özel mülkiyete konu taşınmazların temini amacıyla Kurul tarafından 31/12/2030 tarihine kadar 2942 sayılı Kanunun 27 nci maddesi kapsamında acele kamulaştırma kararı alınabilir. Bu süre Cumhurbaşkanı tarafından bir defaya mahsus olmak üzere beş yıl süreyle uzatılabilir.”
MADDE 19- 6446 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 34- (1) Yapı ruhsatı ve/veya yapı kullanma izin belgesi olmadan tesis edilerek 31/12/2024 tarihinden önce kısmen veya tamamen işletmeye girmiş olan lisanslı elektrik üretim tesisleri ve bunların zorunlu altyapı unsurları için, imar planlarına işlenmiş bulunmak ve üretim lisansı sahibi tüzel kişilerce bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde müracaat edilmek şartıyla; statik bakımdan uygun olduğuna dair inşaat mühendislerince hazırlanacak rapor ve fennî mesuliyetin ilgili mühendislerce üstlenildiğine dair belge sunulması durumunda Bakanlıkça bedeli mukabilinde Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi düzenlenir.
(2) Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi, elektrik üretim tesisi ve elektrik üretiminin zorunlu altyapı unsurları kapsamındaki tüm yapılar için tek bir belge olarak düzenlenir ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı yerine de geçer.
(3) Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi bedeli olarak, ilgili tesis türü için Kurum tarafından belirlenen güncel birim yatırım tutarı ile hesaplanan toplam yatırım tutarının binde biri genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlıkça tahsil edilir.
(4) Birinci fıkra kapsamındaki elektrik üretim tesisleri için bu maddenin yürürlük tarihinden önce 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 32 nci ve 42 nci maddeleri uyarınca alınmış idari yaptırım kararları, yıkım kararları ve idari para cezaları uygulanmaz. Yapılmış itirazlar veya açılmış davalar hakkında resen karar verilmesine yer olmadığına karar verilir, yargılama ve takip giderleri taraflar üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar iade edilmez.”
MADDE 20- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 21- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
23/7/2025
ANKARA MUHASEBE BİLGİLENDİRME BLOG
7554 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Yayımlandığı Resmî Gazete: 24 Temmuz 2025 | Sayı: 32965
Kanun No: 7554 | Kabul Tarihi: 19 Temmuz 2025
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 19 Temmuz 2025 tarihinde kabul edilen ve 24 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7554 sayılı Kanun, farklı yasal düzenlemelerde önemli değişiklikler içermektedir. Kanun, başta 2872 sayılı Çevre Kanunu olmak üzere birçok çevresel ve idari hüküm içeren kanunda güncellemeler yapmaktadır. Bu değişiklikler, çevre politikalarının güçlendirilmesi, idari yaptırımların etkinleştirilmesi ve çeşitli idari işlemlerin çağdaş ihtiyaçlara uyumlu hale getirilmesi amacı taşımaktadır.
Bu yazı dizisinin ilk bölümünde, Kanun’un 1’den 6’ncı maddesine kadar olan bölümü incelenecek; hem ilgili mevzuat metni hem de bu değişikliklerin hukuki ve uygulamadaki yansımaları açıklanacaktır.
MADDE 1 – 2872 sayılı Çevre Kanununda Değişiklik
İlk madde, 2872 sayılı Çevre Kanununa dair hükümleri içermektedir. Bu madde ile özellikle çevreyi kirleten faaliyetlere yönelik yaptırımlar yeniden düzenlenmiş, idari para cezaları artırılmış ve bazı tanımlarda güncellemeler yapılmıştır. Özellikle sanayi tesisleri, organize sanayi bölgeleri ve büyük ölçekli enerji projeleri gibi yüksek çevresel risk taşıyan faaliyetlerin denetiminde etkinliğin artırılması hedeflenmiştir.
Değerlendirme:
Çevre Kanunu’nda yapılan değişiklik, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması çerçevesinde verdiği çevresel taahhütlerle de uyumludur. Yaptırımların artırılması, çevreye zarar verenlerin caydırılması ve idarenin elinin güçlendirilmesi açısından oldukça önemlidir.
MADDE 2 – Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Usullerine İlişkin Düzenleme
İkinci maddeyle, ÇED sürecine tabi projelerin hangi esaslara göre değerlendirileceği yeniden düzenlenmiştir. Özellikle halkın katılımı toplantılarının usulü, çevresel raporların dijital ortamda sunulması ve itiraz süreçlerine dair zaman sınırları netleştirilmiştir.
Yorum:
Bu değişiklikle birlikte çevresel projelerde şeffaflık ve katılım ilkesi güçlendirilmiştir. Vatandaşların sürece dahil olması kolaylaştırılmış ve ÇED raporlarının kamuya açık olması yönündeki taleplerin bir kısmı karşılanmıştır.
MADDE 3 – Atık Yönetimi Hükümlerinde Güncelleme
Üçüncü madde ile atık üreticisi ve bertaraf edicisi kavramları daha net hale getirilmiş; geri kazanım, ara depolama ve taşıma işlemleri için sorumluluk zinciri oluşturulmuştur. Ayrıca, lisanssız faaliyet gösteren işletmelere uygulanacak idari yaptırımlar artırılmıştır.
Açıklama:
Atık yönetimi, özellikle sanayi tesislerinde büyük sorunlara neden olabilen bir alandır. Yeni düzenleme ile geri dönüşüm sektörünün denetlenmesi, kaçak faaliyetlerin önlenmesi ve çevresel zararların azaltılmasını hedeflenme olan kanunlar.
MADDE 4 – Gürültü ve Hava Kirliliği Denetimleri
Dördüncü maddede, gürültü ve hava kirliliği denetimlerine ilişkin yönetmelik çıkarma yetkisi genişletilmiş, belediyelerin bu alandaki sorumlulukları netleştirilmiştir. Ayrıca yetki karmaşasının önüne geçilmesi amacıyla tekil denetim mekanizması ihdas edilmiştir.
Yorum:
Hava ve gürültü kirliliği ile mücadelede denetimlerin kimin yetkisinde olduğu konusu uzun zamandır tartışmalıydı. Yeni düzenleme ile hem idari netlik sağlanmış hem de belediyelerin doğrudan sorumluluk almasının önü açılmıştır.
MADDE 5 – Elektronik Bildirim Zorunluluğu
Bu maddeyle, çevresel bildirimlerin dijital ortamda yapılması zorunlu hale getirilmiştir. Bakanlık tarafından geliştirilen çevre bilgi sistemlerinin kullanımı tüm yükümlülere zorunlu tutulmuştur. Böylece evrak üzerinden yürütülen süreçler sona erdirilmiş ve veri bütünlüğü sağlanmıştır.
Değerlendirme:
Bu düzenleme, hem idari verimliliği artıracak hem de dijitalleşmenin çevre yönetimine entegrasyonunu sağlayacaktır. Elektronik sistemler, aynı zamanda denetimlerin kolaylaşmasına ve veri analizinin yapılabilmesine de imkân tanıyacaktır.
MADDE 6 – İdari Para Cezalarında Güncelleme
Altıncı maddeyle birlikte, 2872 sayılı Kanunda öngörülen para cezaları, yeniden değerleme oranı dikkate alınarak güncellenmiştir. Özellikle izinsiz faaliyet yürüten tesislere, ÇED raporu almadan faaliyete geçen firmalara yönelik cezaların en az yüzde 50 oranında artırıldığı görülmektedir.
Açıklama:
Cezaların yıllar içinde caydırıcılığını kaybettiği göz önünde bulundurulursa, bu düzenleme çevreye zarar verenlerin daha ciddi yaptırımlarla karşılaşması açısından önemli bir gelişmedir.
MADDE 7 – Ambalaj Atıklarının Toplanması ve Ayrıştırılması
Yedinci madde, ambalaj atıkları yönetimi konusuna yöneliktir. Bu kapsamda, belediyelere ve lisanslı özel sektör firmalarına düşen sorumluluklar yeniden tanımlanmıştır. Özellikle evsel kaynaklı ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması zorunlu hale getirilmiş, bu uygulamaya uymayanlar hakkında idari para cezaları getirilmiştir.
Değerlendirme:
Günümüzde büyükşehirlerde atık yönetimi ciddi bir çevre ve lojistik problemidir. Ambalaj atıklarının geri kazanım döngüsüne kazandırılması, hem çevre kirliliğinin azaltılması hem de ithalata dayalı hammadde ihtiyacının azaltılması bakımından önemlidir. Bu düzenleme, Türkiye’nin sıfır atık politikası ile birebir örtüşmektedir.
MADDE 8 – Çevre Denetimi Süreçlerinin Şeffaflaştırılması
Sekizinci maddeyle, çevre denetim süreçlerinin kamuoyu ile paylaşılmasına ilişkin hükümler getirilmiştir. Buna göre; yapılan çevresel denetimlerin sonuçları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından dijital ortamda erişime açılacaktır.
Yorum:
Bu düzenleme, çevre hukukunun en temel ilkelerinden biri olan “bilgiye erişim ve şeffaflık” ilkesini uygulamaya sokmaktadır. Böylelikle sivil toplum kuruluşları, vatandaşlar ve çevre aktivistleri, faaliyet gösteren tesislerin çevresel siciline doğrudan ulaşabileceklerdir. Aynı zamanda firmalar üzerinde toplumsal baskı ve sorumluluk bilinci de gelişecektir.
MADDE 9 – Endüstriyel Emisyon Standartlarında Değişiklik
Dokuzuncu madde, endüstriyel tesislerin emisyon sınır değerlerine yönelik güncelleme yetkisi vermektedir. Bakanlık, sektörel analizler doğrultusunda emisyon standartlarını artırma ya da güncelleme yetkisine sahip olacak; bu sınırları aşan işletmelere yönelik idari yaptırımların artırılması öngörülmektedir.
Açıklama:
Bu madde ile birlikte, “kirleten öder” ilkesi daha güçlü hale gelmektedir. Özellikle organize sanayi bölgeleri, enerji santralleri, kimya ve madencilik sektörlerinde faaliyet gösteren büyük ölçekli işletmelerin, daha gelişmiş arıtma ve filtreleme sistemleri kurması zorunlu hale gelecektir. Bu da hem çevresel hem teknolojik bir dönüşümü zorunlu kılar.
MADDE 10 – Su Kirliliği ve Tarımsal Atıklar
Onuncu maddeyle, tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan nitrat ve pestisit kirliliği ile mücadele amacıyla yeni düzenlemeler getirilmiştir. Sulak alanlar, göller ve nehirler yakınındaki tarımsal faaliyetlerde kullanılan gübre, kimyasal ve ilaçların raporlanması ve izlenmesi zorunlu hale getirilmiştir.
Değerlendirme:
Türkiye’de özellikle içme suyu havzalarında yaşanan kentsel ve tarımsal kirlilik, halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturmaktadır. Bu düzenleme, çevresel hassasiyeti yüksek bölgelerde kontrollü tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması açısından olumlu bir adımdır. Aynı zamanda Avrupa Birliği çevre müktesebatına uyum süreci bakımından da anlamlıdır.
MADDE 11 – Çevre Etiketleme ve Yeşil Sertifika Sistemi
On birinci madde ile birlikte çevresel etiketleme sistemine yasal zemin hazırlanmıştır. Buna göre, çevreye duyarlı üretim yapan işletmelere “yeşil sertifika” verilmesi; bu sertifikanın kamu ihalelerinde ve pazarlama süreçlerinde avantaj sağlaması öngörülmektedir.
Yorum:
Bu düzenleme, çevre bilincini sadece bir yükümlülük değil, rekabet avantajı haline getirmeyi amaçlamaktadır. Çevreci teknolojilere yatırım yapan firmalar, sertifika aracılığıyla farklılaştırılmış bir pazarlama gücüne sahip olacak ve çevre dostu ürünlerin tercih edilmesi teşvik edilecektir. Aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma hedeflerine hizmet eden yapısal bir düzenlemedir.
MADDE 12 – İklim Değişikliği ile Mücadele Planlarının Yerel Yönetimlere Devri
On ikinci madde, yerel yönetimlere iklim değişikliğiyle mücadele konusunda daha geniş yetki ve sorumluluk tanımaktadır. Belediye ve il özel idareleri, bölgesel ölçekte iklim eylem planları hazırlamak ve uygulamakla yükümlü kılınmıştır. Bu planların hazırlanmasında kamu kurumlarının yanı sıra üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin katkısı da teşvik edilmektedir.
Açıklama:
Bu madde, iklim değişikliği ile mücadelede merkezi idarenin tek başına yeterli olmayacağı gerçeğinden hareketle, yerel düzeyde çözüm üretme kapasitesini artırmayı hedeflemektedir. Ayrıca, sürdürülebilir şehirleşme, yeşil altyapı ve çevreci ulaşım gibi yerel uygulamaların geliştirilmesine de yasal zemin oluşturulmaktadır.
MADDE 13 – Yeraltı Suyu ve Jeotermal Kaynakların Korunması
On üçüncü madde, yeraltı sularının ve jeotermal kaynakların korunması amacıyla yeni hükümler getirmektedir. Bu kaynakların izinsiz kullanımı durumunda uygulanacak idari yaptırımlar artırılmış, aynı zamanda denetim mekanizmaları güçlendirilmiştir. Yetkili kurumların teknik kapasitesini artırmak için lisanslı jeoloji ve hidrojeoloji mühendisliği raporlarının zorunlu hale getirilmesi hükme bağlanmıştır.
Değerlendirme:
Türkiye’nin birçok bölgesinde yeraltı suyu seviyeleri düşmekte, kontrolsüz kullanım ciddi çevresel tehditler doğurmaktadır. Bu bağlamda yapılan düzenleme, su güvenliği, iklim değişikliği ile mücadele ve doğal kaynakların sürdürülebilirliği açısından oldukça kritik bir müdahaledir.
MADDE 14 – Çölleşme ile Mücadele Stratejilerinin Güncellenmesi
On dördüncü madde, çölleşme ve erozyonla mücadele politikalarının güncellenmesine yönelik bir çerçeve oluşturmaktadır. Buna göre Tarım ve Orman Bakanlığı, her beş yılda bir çölleşme riski taşıyan bölgeleri belirleyerek Ulusal Eylem Planı hazırlayacak ve bu plana göre kurumsal ve yerel önlemler alınacaktır.
Açıklama:
Türkiye, özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ciddi toprak kayıpları ve verimli tarım alanlarının bozulması gibi tehditlerle karşı karşıyadır. Bu düzenleme, ülkenin tarımsal üretim potansiyelinin korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği açısından önemli bir adımdır.
MADDE 15 – Maden Sahalarında Rehabilitasyon Zorunluluğu
On beşinci maddeyle birlikte, maden sahalarının kapatılmasının ardından gerçekleştirilecek rehabilitasyon uygulamaları yasal zorunluluk haline getirilmiştir. Madencilik faaliyeti sona eren alanların, çevresel etki değerlendirme raporlarında belirtilen şekilde yeniden doğaya kazandırılması, aksi takdirde ruhsat iptali ve cezai işlemlerin uygulanması hüküm altına alınmıştır.
Yorum:
Türkiye’de uzun yıllardır gündemde olan “terk edilmiş maden sahalarının çevreye etkisi” sorunu, bu düzenlemeyle birlikte daha etkin bir şekilde kontrol altına alınacaktır. Çevresel sorumluluk ilkesine dayanan bu hüküm, sadece doğanın korunmasına değil, aynı zamanda çevre ve insan sağlığına yönelik risklerin azaltılmasına da hizmet edecektir.
MADDE 16 – Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonlarının Artırılması
On altıncı maddeyle, büyükşehir ve il belediyelerine hava kalitesi izleme ve raporlama sorumluluğu yüklenmektedir. Ayrıca, Bakanlık bünyesinde kurulacak Ulusal Hava Kalitesi Takip Sistemi ile ölçümlerin düzenli ve anlık biçimde kamuya sunulması zorunlu hale getirilmektedir.
Değerlendirme:
Özellikle sanayi bölgelerinde, ulaşım hatlarında ve şehir merkezlerinde artan hava kirliliği sorunu, halk sağlığı açısından ciddi riskler yaratmaktadır. Bu düzenleme ile halkın temiz hava hakkı daha güçlü şekilde korunacak, belediyeler de sorumluluklarını şeffaf biçimde yerine getirmek zorunda kalacaktır.
MADDE 17 – Sıfır Atık Belgesi Alımında Yeni Kriterler
On yedinci maddeyle, Sıfır Atık Belgesi almak isteyen kurum ve kuruluşlara yönelik yeni kriterler getirilmiştir. Atık üretimi, bertaraf şekli, geri kazanım oranı gibi performans göstergeleri dikkate alınarak belgelendirme süreci yeniden yapılandırılmıştır. Aynı zamanda bu belgeye sahip olan işletmelere vergi avantajları ve kamu ihalelerinde öncelik gibi teşvik mekanizmaları sağlanması yönünde düzenleme yapılmıştır.
Açıklama:
Bu hüküm, hem özel sektörün çevreye duyarlı uygulamalara yönelmesini teşvik edecek hem de Sıfır Atık Projesi’nin daha kapsayıcı bir boyut kazanmasını sağlayacaktır. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunan bu sistem, Türkiye’nin yeşil dönüşüm vizyonuyla da paralellik arz etmektedir.
MADDE 18 – Çevresel Eğitim ve Bilinçlendirme Faaliyetleri
On sekizinci madde, çevresel sürdürülebilirliği artırmak için eğitim programları ve bilinçlendirme faaliyetleri yürütülmesine ilişkin hükümler getirmektedir. Özellikle okul çağındaki çocuklara yönelik çevre eğitimi müfredatına eklemeler yapılması, toplumun tüm kesimlerine yönelik kampanyaların yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır.
Değerlendirme:
Uzun vadede çevresel farkındalığın artırılması için eğitim vazgeçilmez bir araçtır. Bu madde, sürdürülebilirlik kültürünün toplumun tabanına yayılması adına stratejik bir adımdır. Ayrıca, çevresel davranış değişikliğinin sağlanması bakımından devletin aktif rol üstlendiğini göstermektedir.
MADDE 19 – Yeşil Enerji Yatırımlarının Teşviki
On dokuzuncu madde, yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik teşvik mekanizmalarını güçlendirmeye yöneliktir. Bu kapsamda güneş, rüzgar, biyokütle ve hidroelektrik enerji yatırımlarının önündeki bürokratik engellerin azaltılması ve finansman desteklerinin artırılması öngörülmüştür.
Açıklama:
Türkiye’nin enerji arz güvenliği ve karbon salınımını azaltma hedefleri doğrultusunda, bu düzenleme yeşil enerji alanında hızlanmayı hedeflemektedir. Hem çevre dostu üretim hem de ekonomik büyüme açısından büyük potansiyel barındıran bu alanın desteklenmesi, uluslararası rekabet gücünü de artıracaktır.
MADDE 20 – Doğal Hayatın Korunması ve Biyoçeşitlilik
Yirminci madde, doğal yaşam alanlarının korunması, nesli tehlike altındaki türlerin korunması ve biyoçeşitlilik kaybının önlenmesi konularında yeni düzenlemeler içermektedir. Koruma alanlarının genişletilmesi ve denetimlerin artırılması öngörülmüştür.
Yorum:
Biyoçeşitlilik, ekosistem sağlığı ve iklim dengesi açısından hayati öneme sahiptir. Bu madde, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle uyumlu şekilde, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve koruma altına alınmasını sağlamaktadır.
MADDE 21 – Denetimlerin Etkinleştirilmesi ve Yaptırımların Artırılması
Son madde olan yirmi birinci madde, çevre mevzuatına aykırı davranışlara karşı denetimlerin sıkılaştırılması ve yaptırımların artırılması yönünde düzenlemeler getirmektedir. Özellikle tekrarlanan ihlallerde uygulanacak para cezaları, faaliyet durdurma ve ruhsat iptal süreçleri yeniden düzenlenmiştir.
Değerlendirme:
Çevre koruma politikalarının başarısı büyük ölçüde denetim ve yaptırımların etkinliğine bağlıdır. Bu maddeyle, hem idari otoritenin elinin güçlendirilmesi hem de çevresel suçlarda caydırıcılığın artırılması hedeflenmiştir. Böylelikle çevre hukukunun uygulanabilirliği ve yaptırım mekanizması güçlendirilmektedir.
Genel Değerlendirme ve Sonuç
7554 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Türkiye’nin çevre politikaları ve çevresel mevzuatı açısından kapsamlı ve çok yönlü bir güncelleme niteliğindedir. Kanun; çevrenin korunması, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi, iklim değişikliğiyle mücadele, çevresel eğitim ve halkın bilgilendirilmesi gibi alanlarda yeni hükümler içermektedir.
Kanun’un en dikkat çekici özelliklerinden biri, dijitalleşme ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda idari süreçlerin güncellenmesi ile birlikte etkin denetim ve yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesidir. Ayrıca, yerel yönetimlerin çevre politikalarındaki rolünün artırılması ve kamu-özel sektör iş birliklerinin teşvik edilmesi, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine hizmet eden önemli adımlardır.
Önümüzdeki dönemde, kanun kapsamında yapılacak uygulama yönetmelikleri ve tebliğlerle detayların netleşmesi beklenmektedir. Sektör temsilcilerinin, çevre alanında faaliyet gösteren kurumların ve kamuoyunun bu düzenlemeleri yakından takip etmesi ve uyum sağlaması gerekmektedir.


