Hukuki Çerçeve ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kapsamında Zorunluluk-İşyeri Tescili
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından 23 Eylül 2025 tarihinde yayımlanan Duyuru, işyeri tescil programlarında 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işveren vekili tanımlaması süreçlerinde yapılan önemli güncellemeleri bildirmektedir. Bu düzenlemenin temelini, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kanunu ile belirlenen zorunluluklar oluşturmaktadır.
Bilindiği üzere, 6331 sayılı Kanun uyarınca, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini bizzat yürütecek olan işveren veya işveren vekillerinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı İSG-KATİP sistemine kaydolmaları gerekmektedir. İSG-KATİP sistemine doğru ve eksiksiz kayıt yapılabilmesi için, bu kişilerin aynı zamanda SGK veri tabanında da işveren ya da işveren vekili sıfatıyla görünmesi hukuki bir gerekliliktir. SGK’nın bu yeni düzenlemesi, İSG mevzuatına uyumun sağlanması ve veri bütünlüğünün temini amacıyla teknik altyapıda gerçekleştirilen bir zorunluluktur.
Bu bağlamda, her işyeri dosyasının özelinde 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre ayrı bir işveren vekili tanımlanmasına imkân verecek şekilde işyeri tescil programlarında gerekli güncellemeler tamamlanmıştır. Bu düzenleme, işverenlerin operasyonel farklılıklarına ve organizasyon yapılarına uygun olarak İSG yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri için idari bir kolaylık sağlamaktadır.
1. Yeni İşyeri Tescilinde İşveren Vekili Tanımlama Usulü
SGK tarafından yapılan güncellemeler, yeni işyeri tescil süreçlerinde 4857 sayılı Kanun kapsamında işveren vekili atanması imkânını dijitalleştirmiştir.
E-Devlet Üzerinden Yapılan Yeni Tesciller
E-Devlet Kapısı üzerinden gerçekleştirilen yeni işyeri tescil başvurularında, 4857 sayılı Kanuna göre işveren vekili atanabilmesi için gerekli alan tescil formlarına eklenmiştir.
- Zorunlu Veri Girişi: Yeni işyeri açılışı yapan işverenler, E-Devlet sistemi üzerinden tescil işlemlerini gerçekleştirirken, işletmenin organizasyon yapısını temsil eden ve İSG süreçlerinden sorumlu olacak işveren vekilini (varsa) bu yeni alana kaydetmekle yükümlüdür.
- Hukuki Niteliği: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde tanımlanan işveren vekili, işveren adına ve hesabına hareket eden, işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kişidir. Bu tanımlama, vekilin hem iş hukuku hem de İSG hukuku açısından sorumluluklarını SGK nezdinde resmi olarak tescil etmektedir.
- Veri Senkronizasyonu: E-Devlet üzerinden girilen bu vekil bilgisi, doğrudan SGK veri tabanına işlenerek, İSG-KATİP sistemi ile veri alışverişinin sağlanmasına temel oluşturur. Bu sayede, işveren vekilinin İSG hizmetlerini yürütmek üzere yetkilendirilmesi süreci hızlanmış olacaktır.
2. Mevcut Tescilli İşyerlerinde İşveren Vekili Tanımlama Süreci
Duyuru, mevcut tescil edilmiş işyeri dosyaları için de 4857 sayılı Kanun kapsamında işveren vekili tanımlanmasına ilişkin usulü açıkça belirtmiştir. Dijital altyapıdaki bu güncelleme, mevcut dosyalar için e-Devlet üzerinden otomatik bir tanımlama imkanı sunmamaktadır.
Sosyal Güvenlik Merkezlerine Başvuru Zorunluluğu
Tescil edilmiş mevcut işyeri dosyalarında 4857 sayılı Kanun kapsamında işveren vekili tanımlaması, ilgili sosyal güvenlik il müdürlüklerine / sosyal güvenlik merkezlerine (SGM) fiziki veya resmi yazışma yoluyla başvuru ile gerçekleştirilecektir.
- Başvuru İçeriği: İşveren, vekil atamasına ilişkin yönetim kurulu kararı veya işveren vekili atama belgesi gibi resmi evrakları, atanan kişinin T.C. kimlik numarası ve diğer kimlik bilgileri ile birlikte SGM’ye sunmalıdır. Bu başvuru, vekilin yetkilendirildiği kapsamı ve süreyi de içermelidir.
- İdari Süreç: SGM yetkilileri, sunulan belgeleri inceledikten sonra, ilgili işyeri dosyasının kayıtlarına atanan kişiyi 4857 sayılı Kanun kapsamında işveren vekili olarak manuel olarak işleyeceklerdir.
- Uyumun Önemi: Mevcut işyeri dosyalarının bu süreçle işveren vekili tanımlamasını yapması, özellikle çok tehlikeli ve tehlikeli sınıflarda yer alan ve yüksek İSG riskine sahip işletmeler için, yasal uyumun sürekliliği açısından zorunludur. İşveren vekilinin SGK kayıtlarında görünmemesi, İSG-KATİP sistemindeki kaydının geçersiz sayılmasına ve dolayısıyla 6331 sayılı Kanun yükümlülüklerinin ihlaline yol açabilir.
3. 5510 Sayılı Kanun Kapsamındaki İşveren Vekilliği Uygulamasının Korunması
Duyurunun son bölümü, mevcut düzenlemeler arasında bir ayrım yaparak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamındaki işveren vekili uygulamasına dikkat çekmektedir.
Uygulamada Değişiklik Bulunmaması
Duyuruda, 5510 sayılı Kanun kapsamındaki işveren vekili uygulamasında herhangi bir değişiklik bulunmadığı açıkça belirtilmiştir.
- Tanımların Ayrışması: Bu, SGK’nın 4857 sayılı Kanun (İş Hukuku ve İSG) kapsamında yaptığı işveren vekili tanımlaması ile 5510 sayılı Kanun (Sosyal Güvenlik ve Sigortalılık) kapsamında yaptığı işveren vekili tanımlamasının amaç ve sonuçlarının farklı olduğu anlamına gelmektedir. 5510 sayılı Kanun’daki vekil tanımı daha çok prim ödeme ve sigorta beyan yükümlülükleri ile ilgilidir.
- Hukuki Süreklilik: İşverenlerin 5510 sayılı Kanun gereği sigortalı bildirimleri, prim ödemeleri ve diğer sosyal güvenlik yükümlülüklerine ilişkin mevcut vekil ataması ve sorumlulukları, bu yeni 4857 sayılı Kanun düzenlemesinden etkilenmemektedir. İki Kanunun vekil tanımları birbirinden bağımsız işlev görmeye devam edecektir.
4. İşverenler ve Mali Müşavirler İçin Uygulama Zorunlulukları
Bu SGK Duyurusu, işverenlerin ve mali müşavirlerin idari ve hukuki süreçlerinde yeni takip zorunlulukları yaratmaktadır.
Yeni Tescillerde Kontrol ve Doğrulama
Yeni işyeri tescili yapan mali müşavirlerin, E-Devlet üzerinden yapılan başvurularda 4857 sayılı Kanun kapsamında atanan işveren vekili bilgisinin doğru ve eksiksiz girildiğini kontrol etmeleri gerekmektedir. Hatalı veya eksik girişler, İSG-KATİP sistemine kayıtta sorunlara yol açabilecektir.
Mevcut Dosyalarda İntibak Süreci
Mevcut tescilli işyeri dosyalarında işveren vekili tanımlaması ihtiyacı olan işverenlerin (özellikle İSG hizmetlerini vekil aracılığıyla yürütenlerin), hiç vakit kaybetmeden ilgili SGM’ye resmi başvuru yoluyla vekil tanımlamasını yaptırmaları gerekmektedir. Bu intibak sürecinin tamamlanmaması, İSG Kanunu yükümlülüklerinin yerine getirilmediği anlamına gelebilir ve denetimlerde idari para cezası riski yaratabilir.
Farklı Kanunların Sorumluluklarının Ayrıştırılması
Mali müşavirlerin, işveren vekilinin 4857 (İş ve İSG) ve 5510 (SGK) sayılı Kanunlar altındaki sorumluluklarını net bir şekilde ayrıştırarak müvekkillerine doğru danışmanlık hizmeti sunmaları, karmaşık hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından hayati öneme sahiptir.
SGK’nın bu teknik güncellemesi, idari verilerin doğruluğunu artırarak Türkiye’deki iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin hukuki zeminde daha sağlam ilerlemesine katkı sağlamaktadır. İşverenlerin ve ilgili profesyonellerin bu yeni usullere ivedilikle riayet etmesi beklenmektedir.
Kaynakça
- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Duyurusu: 23.09.2025 Tarihli, İşyeri Tescil Programlarında 4857 Sayılı Kanun Kapsamında İşveren Vekili Tanımlanması. https://www.sgk.gov.tr/duyurular
- İş Kanunu (4857 Sayılı Kanun). (Güncel Mevzuat) https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4857.pdf
- İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (6331 Sayılı Kanun). (Güncel Mevzuat) https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6331.pdf
- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (5510 Sayılı Kanun). (Güncel Mevzuat) https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5510.pdf


